لَذْعَة

كَانَتْ هُنَاكَ لَذْعَةٌ فِي كَلِمَاتِهِ.

Sözlerinde bir acı vardı.

شَعَرْتُ بِلَذْعَةٍ خَفِيفَةٍ بَعْدَ وَضْعِ الْكْرِيمِ.

Kremi sürdükten sonra hafif bir yanma hissettim.