لَعَمَ

لَعَمَ الأَطْفَالُ أَفْوَاهَهُمْ بِالحَلْوَى فِي حَفْلَةِ عِيدِ المِيلَادِ.

Çocuklar doğum günü partisinde ağızlarını şekerle doldurdular.

بَدَأَ الرَّجُلُ يَلْعَمُ الطَّعَامَ بِشَرَاهَةٍ بَعْدَ يَوْمٍ طَوِيلٍ مِنَ العَمَلِ الشَّاقِّ.

Adam, uzun ve yorucu bir günün ardından yemeği oburca tıkınmaya başladı.