اِسْتَخْدَمَ الْكَاتِبُ أَلْفَاظًا سَهْلَةً يَفْهَمُهَا الْجَمِيعُ.
Yazar, herkesin anlayabileceği kolay kelimeler kullandı.
اِسْتَخْدَمَ الْكَاتِبُ أَلْفَاظًا سَهْلَةً يَفْهَمُهَا الْجَمِيعُ.
Yazar, herkesin anlayabileceği kolay kelimeler kullandı.
اللَّفْظُ الصَّحِيحُ لِهَذِهِ الْكَلِمَةِ مُهِمٌّ جِدًّا.
Bu kelimenin doğru telaffuzu çok önemlidir.
يَخْتَلِفُ لَفْظُ بَعْضِ الْحُرُوفِ فِي اللُّغَةِ التُّرْكِيَّةِ.
Türkçe'de bazı harflerin okunuşu farklıdır.
sözcük, lafız, diksiyon, okuyuş, sesletim
لَمْ يَلْفِظْ كَلِمَةً وَاحِدَةً طَوَالَ الْوَقْتِ.
Bütün zaman boyunca tek bir kelime söylemedi.
لَفَظَ الْبَحْرُ جُثَّةً عَلَى الشَّاطِئِ.
Deniz sahile bir ceset attı.
لَفَظَ الْكَلِمَةَ بِصُعُوبَةٍ بَالِغَةٍ.
Kelimeyi büyük bir zorlukla telaffuz etti.
tükürmek