لَكَزَ

لَكَزَهُ صَدِيقُهُ بِخِفَّةٍ لِيُنَبِّهَهُ إِلَى أَنَّ الْمُدِيرَ يَقْتَرِبُ.

Arkadaşı, müdürün yaklaştığını fark ettirmek için onu hafifçe dürttü.

تَجَنَّبْ أَنْ تَلْكُزَ النَّاسَ فِي الْأَمَاكِنِ الْمُزْدَحِمَةِ.

Kalabalık yerlerde insanları itmekten kaçının.