لَحْم

لُحُوم
Aynı yazılan 2 kelime daha

اشْتَرَتْ أُمِّي مِنَ السُّوقِ كِيلُو لَحْمٍ طَازَجٍ لِتَطْبُخَ لَنَا الْعَشَاءَ.

Annem bize akşam yemeği pişirmek için pazardan bir kilo taze et aldı.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler

لَحَمَ

يَلْحَمُ، لَحْم

لَحَمَ الحَدَّادُ قِطْعَتَيِ الحَدِيدِ لِتَكْوِينِ شَكْلٍ جَدِيدٍ

Demirci, yeni bir şekil oluşturmak için iki demir parçasını kaynattı.

لَحَمَ الطَّبِيبُ الْعَظْمَ الْمَكْسُورَ فِي رِجْلِ الْوَلَدِ بَعْدَ الْحَادِثِ.

Doktor, kazadan sonra çocuğun bacağındaki kırık kemiği birleştirdi.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler

لَحَّمَ

يُلَحِّمُ، تَلْحِيم

طَلَبَ مِنِّي أَبِي أَنْ أُلَحِّمَ السِّلْكَ الْمَكْسُورَ فِي الْمِذْيَاعِ الْقَدِيمِ.

Babam eski radyodaki kopuk teli lehimlememi benden istedi.