كَانَ الْوَلَدُ مُؤَدَّباً جِدّاً مَعَ الضُّيُوفِ وَقَدَّمَ لَهُمُ الْمُسَاعَدَةَ.

Çocuk misafirlere karşı çok kibardı ve onlara yardım etti.

الْمُوَظَّفُ كَانَ مُؤَدَّباً فِي تَعَامُلِهِ مَعَ الْعُمَلَاءِ الْغَاضِبِينَ.

Çalışan, öfkeli müşterilerle başa çıkarken nazikti.

İlişkili Kelimeler

مُؤَدِّب

يَتَوَلَّى الْمُؤَدِّبُ تَعْلِيمَ الطِّفْلِ وَتَرْبِيَتَهُ.

Mürebbi, çocuğun hem eğitimini hem de terbiyesini üstlenir.