الْمُؤَلِّفُ كَتَبَ هَذِهِ الرِّوَايَةَ فِي فَتْرَةٍ قَصِيرَةٍ جِدًّا
Yazar bu romanı çok kısa bir sürede yazdı
الْمُؤَلِّفُ كَتَبَ هَذِهِ الرِّوَايَةَ فِي فَتْرَةٍ قَصِيرَةٍ جِدًّا
Yazar bu romanı çok kısa bir sürede yazdı
مُؤَلِّفُ هَذَا الْكِتَابِ هُوَ مُؤَرِّخٌ مَعْرُوفٌ.
Bu kitabın müellifi, tanınmış bir tarihçidir.
الْمُؤَلِّفُ الْمُوسِيقِيُّ قَامَ بِتَأْلِيفِ هَذِهِ السِّيمْفُونِيَّةِ الرَّائِعَةِ
Besteci bu muhteşem senfoniyi besteledi
musannif
يُعْتَبَرُ هَذَا الْمُؤَلَّفُ مِنْ أَهَمِّ أَعْمَالِ الْكَاتِبِ.
Bu eser, yazarın en önemli çalışmalarından biri olarak kabul edilir.
birleşik, bileşik, kompozit, müteşekkil, kompoze, terkipli