كَانَ سُلُوكُهُ مَاجِناً وَغَيْرَ مَقْبُولٍ فِي الْمُجْتَمَعِ الْمُحَافِظِ.
Davranışı muhafazakar toplumda ahlaksız ve kabul edilemezdi.
كَانَ سُلُوكُهُ مَاجِناً وَغَيْرَ مَقْبُولٍ فِي الْمُجْتَمَعِ الْمُحَافِظِ.
Davranışı muhafazakar toplumda ahlaksız ve kabul edilemezdi.
كَانَ مَعْرُوفاً بِأَنَّهُ مَاجِنٌ عَلَى النِّسَاءِ.
Kadınlara düşkün olduğu biliniyordu.
عَاشَ حَيَاةً مَاجِنَةً وَمَلِيئَةً بِالْمَلَذَّاتِ.
Sefih ve zevklerle dolu bir hayat yaşadı.