الْجُمْهُورُ الْمَادِحُ صَفَّقَ بِحَرَارَةٍ لِلْمُغَنِّي.
Takdir eden seyirci şarkıcıyı coşkuyla alkışladı.
الْجُمْهُورُ الْمَادِحُ صَفَّقَ بِحَرَارَةٍ لِلْمُغَنِّي.
Takdir eden seyirci şarkıcıyı coşkuyla alkışladı.
الشَّاعِرُ الْمَادِحُ يَكْتُبُ قَصَائِدَ جَمِيلَةً فِي مَدْحِ الْمَلِكِ.
Öven şair, kralı öven güzel şiirler yazıyor.
النَّاقِدُ الْمَادِحُ أَشَادَ بِالْفِيلْمِ الْجَدِيدِ.
Metheden eleştirmen yeni filmi övdü.
meddah, övgücü, sitayişkâr, övücü