إِنَّهُ فَنَّانٌ مُبْدِعٌ يَسْتَخْدِمُ أَسَالِيبَ جَدِيدَةً فِي الرَّسْمِ.
O, resimde yeni yöntemler kullanan yaratıcı bir sanatçıdır.
إِنَّهُ فَنَّانٌ مُبْدِعٌ يَسْتَخْدِمُ أَسَالِيبَ جَدِيدَةً فِي الرَّسْمِ.
O, resimde yeni yöntemler kullanan yaratıcı bir sanatçıdır.
قَدَّمَ الْمُصَمِّمُ أَفْكَارًا مُبْدِعَةً لِتَزْيِينِ الْمَنْزِلِ.
Tasarımcı, evi dekore etmek için orijinal fikirler sundu.
icatçı, yaratımcı, kreatif, kreatör