مُبْعَد

تَمَّ إِبْعَادُ السِّيَاسِيِّ الْمُعَارِضِ إِلَى الْخَارِجِ.

Muhalif politikacı yurt dışına sürgün edildi.

تَمَّ إِبْعَادُ السَّجِينِ إِلَى جَزِيرَةٍ نَائِيَةٍ.

Mahkum uzak bir adaya uzaklaştırıldı.