تُنْتِجُ مَبَايِضُ النِّسَاءِ الْهُرْمُونَاتِ التَّنَاسُلِيَّةَ.
Kadınların yumurtalıkları, üreme hormonlarını üretir.
تُنْتِجُ مَبَايِضُ النِّسَاءِ الْهُرْمُونَاتِ التَّنَاسُلِيَّةَ.
Kadınların yumurtalıkları, üreme hormonlarını üretir.
تَسْتَخْدِمُ أُمِّي دَائِمًا مُبَيِّضًا عِنْدَ غَسْلِ الْمَلَابِسِ الْبَيْضَاءِ.
Annem beyaz çamaşırları yıkarken her zaman çamaşır suyu kullanır.
ağartıcı, beyazlatıcı, badanacı, badanalayan
دَخَلْنَا الْغُرْفَةَ الْمُبَيَّضَةَ حَدِيثًا.
Yeni badanalanmış odaya girdik.