يَجِبُ أَنْ نَكُونَ مُتَّحِدِينَ فِي مُوَاجَهَةِ التَّحَدِّيَاتِ الصَّعْبَةِ الَّتِي تُوَاجِهُ مُجْتَمَعَنَا.
Toplumumuzun karşılaştığı zorlu sorunlarla başa çıkmak için birleşik olmalıyız.
يَجِبُ أَنْ نَكُونَ مُتَّحِدِينَ فِي مُوَاجَهَةِ التَّحَدِّيَاتِ الصَّعْبَةِ الَّتِي تُوَاجِهُ مُجْتَمَعَنَا.
Toplumumuzun karşılaştığı zorlu sorunlarla başa çıkmak için birleşik olmalıyız.
تَضُمُّ الْمُنَظَّمَةُ دُوَلًا مُتَّحِدَةً فِي هَدَفٍ وَاحِدٍ.
Örgüt tek bir amaçta birleşmiş ülkeleri bir araya getirir.
toplu, federe, kaynaşık, bağlaşık, konfedere, yekvücut
وَقَفَ اللَّاعِبُ مُتَحَدِّيًا خَصْمَهُ.
Oyuncu rakibine meydan okuyarak durdu.
karşı çıkıcı