كَانَ الْجُنْدِيُّ مُتَخَفٍّ فِي الْغَابَةِ لِمُرَاقَبَةِ تَحَرُّكَاتِ الْعَدُوِّ.
Asker, düşmanın hareketlerini izlemek için ormanda gizliydi.
كَانَ الْجُنْدِيُّ مُتَخَفٍّ فِي الْغَابَةِ لِمُرَاقَبَةِ تَحَرُّكَاتِ الْعَدُوِّ.
Asker, düşmanın hareketlerini izlemek için ormanda gizliydi.
الْكَنْزُ كَانَ مُتَخَفٍّ فِي مَكَانٍ سِرِّيٍّ دَاخِلَ الْقَلْعَةِ الْقَدِيمَةِ.
Hazine, eski kalenin içindeki gizli bir yerde saklıydı.
دَخَلَ الشُّرْطِيُّ السُّوقَ مُتَخَفِّيًا.
Polis pazara kılık değiştirmiş olarak girdi.