الِاجْتِمَاعُ كَانَ مُثْمِرًا وَتَمَّ اتِّخَاذُ قَرَارَاتٍ مُهِمَّةٍ.
Toplantı verimli geçti ve önemli kararlar alındı.
الِاجْتِمَاعُ كَانَ مُثْمِرًا وَتَمَّ اتِّخَاذُ قَرَارَاتٍ مُهِمَّةٍ.
Toplantı verimli geçti ve önemli kararlar alındı.
الْعَمَلُ الْجَادُّ دَائِمًا مَا يَكُونُ مُثْمِرًا.
Çalışmak her zaman faydalıdır.
الْأَرْضُ الْمُثْمِرَةُ تُنْتِجُ مَحَاصِيلَ وَفِيرَةً.
Bereketli topraklar bol ürün verir.
üretken, meyveli, doğurgan, meyvedar, yemişli, mahsuldar, mümbit, müsmir, semereli, verimkâr, velut, feyizli, ürünlü