عَقَدَ الْمَجْلِسُ اجْتِمَاعًا لِمُنَاقَشَةِ الْقَضَايَا الْهَامَّةِ.
Meclis önemli konuları görüşmek üzere bir toplantı yaptı.
عَقَدَ الْمَجْلِسُ اجْتِمَاعًا لِمُنَاقَشَةِ الْقَضَايَا الْهَامَّةِ.
Meclis önemli konuları görüşmek üzere bir toplantı yaptı.
تَمَّ تَشْكِيلُ مَجْلِسِ إِدَارَةٍ جَدِيدٍ لِلشَّرِكَةِ.
Şirket için yeni bir yönetim kurulu oluşturuldu.
يَجْتَمِعُ مَجْلِسُ الْمَدِينَةِ بِانْتِظَامٍ لِاتِّخَاذِ الْقَرَارَاتِ.
Şehir konseyi karar almak için düzenli olarak toplanır.
kongre, divan, komite, kurultay, encümen, asamble