مُخَلَّع

كَانَ الْبَابُ مُخَلَّعًا مِنْ مَكَانِهِ بِسَبَبِ الرِّيَاحِ الْقَوِيَّةِ.

Kapı, şiddetli rüzgar nedeniyle yerinden çıkmıştı.

كَانَتِ الْمَفَاصِلُ مُخَلَّعَةً بِسَبَبِ التَّقَدُّمِ فِي الْعُمُرِ.

Yaşın ilerlemesiyle birlikte eklemler gevşekti.

أُصِيبَ اللَّاعِبُ بِكَتِفٍ مُخَلَّعٍ خِلَالَ الْمُبَارَاةِ.

Oyuncu maç sırasında çıkık bir omuzla yaralandı.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler