أُحِبُّ أَنْ أَمْدَحَ صَدِيقِي عَلَى نَجَاحِهِ الْكَبِيرِ.
Arkadaşımı büyük başarısından dolayı övmek istiyorum.
أُحِبُّ أَنْ أَمْدَحَ صَدِيقِي عَلَى نَجَاحِهِ الْكَبِيرِ.
Arkadaşımı büyük başarısından dolayı övmek istiyorum.
الْمُدِيرُ مَدَحَ الْمُوَظَّفَ عَلَى تَفَانِيهِ فِي الْعَمَلِ.
Müdür, çalışanı işine olan bağlılığından dolayı methetti.
methiye düzmek
سَمِعَ الْمُعَلِّمُ كَلِمَاتِ الْمَدْحِ مِنْ طُلَّابِهِ.
Öğretmen öğrencilerinden övgü dolu sözler duydu.
sena, güzelleme, methetme, övme, övülme, övülüş, övüş, naat, methediş, medih, sitayiş