الْمَدْخَلُ الرَّئِيسِيُّ لِلْمَبْنَى مُزَيَّنٌ بِالْوُرُودِ.
Binanın ana girişi güllerle süslenmiştir.
الْمَدْخَلُ الرَّئِيسِيُّ لِلْمَبْنَى مُزَيَّنٌ بِالْوُرُودِ.
Binanın ana girişi güllerle süslenmiştir.
وَضَعَتْ مِعْطَفَهَا فِي الْمَدْخَلِ قَبْلَ الدُّخُولِ إِلَى الْمَنْزِلِ.
Eve girmeden önce montunu antreye bıraktı.
kapı, giriş kapısı, methal, giriş yeri
الْمُدْخَلُ الرَّئِيسِيُّ لِلْمَصْنَعِ هُوَ الْمَوَادُّ الْخَامُّ.
Fabrikanın ana girdisi hammaddedir.