erimişكَانَ الثَّلْجُ مُذَوَّبًا بِسَبَبِ ارْتِفَاعِ دَرَجَةِ الْحَرَارَةِ.Sıcaklıkların yükselmesi nedeniyle kar erimişti.
eritilmişالزُّبْدَةُ الْمُذَوَّبَةُ تُضِيفُ نَكْهَةً رَائِعَةً إِلَى الْكَعْكَةِ.Eritilmiş tereyağı keke harika bir lezzet katıyor.