هُوَ الْمُرَشَّحُ الْأَوْفَرُ حَظّاً لِلْفَوْزِ بِالْمَنْصِبِ.

O, pozisyonu kazanmak için en şanslı adaydır.

ظَهَرَ الْمُرَشَّحُونَ فِي الِانْتِخَابَاتِ عَلَى التِّلْفِزْيُونِ لِشَرْحِ مَشَارِيعِهِمْ.

Seçimlerdeki namzetler projelerini anlatmak için televizyona çıktılar.

Eşdizimler

مُرَشِّح

اِشْتَرَيْتُ مُرَشِّحًا جَدِيدًا لِمَاءِ الشُّرْبِ فِي الْمَطْبَخِ.

Mutfak için içme suyuna yeni bir filtre aldım.

Eşdizimler