مَرَّغَ الطِّفْلُ لُعْبَتَهُ فِي التُّرَابِ.
Çocuk oyuncağını toprakta yuvarladı.
مَرَّغَ الْحِصَانُ ظَهْرَهُ فِي الرَّمْلِ.
At sırtını kuma sürttü.