عَيْنَاهَا مُزْرَقَّتَانِ بِشَكْلٍ جَمِيلٍ.
Gözleri güzel bir şekilde maviye çalıyor.
كَانَ لَوْنُ السَّمَاءِ مُزْرَقًّا عِنْدَ الْفَجْرِ.
Şafakta gökyüzünün rengi mavimsiydi.
çivitli, mavimtırak