مُسْتَلّ

كَانَ السَّيْفُ مُسْتَلًّا مِنْ غِمْدِهِ اسْتِعْدَادًا لِلْمَعْرَكَةِ.

Kılıç, savaşa hazırlık için kınından çekilmişti.

تَمَّ الْعُثُورُ عَلَى السِّكِّينِ مُسْتَلًّا مِنْ جَيْبِهِ.

Bıçak cebinden çıkarılmış halde bulundu.

İlişkili Kelimeler