كَانَتِ الْجُثَّةُ مُسَجَّاةً بِقِطْعَةِ قُمَاشٍ بَيْضَاءَ قَبْلَ الدَّفْنِ.
Cenaze, defin işleminden önce beyaz bir bezle örtülmüştü.
كَانَتِ الْجُثَّةُ مُسَجَّاةً بِقِطْعَةِ قُمَاشٍ بَيْضَاءَ قَبْلَ الدَّفْنِ.
Cenaze, defin işleminden önce beyaz bir bezle örtülmüştü.
كَانَ الطِّفْلُ مُسَجًّى عَلَى السَّرِيرِ بَعْدَ يَوْمٍ طَوِيلٍ مِنَ اللَّعِبِ.
Çocuk uzun bir oyun gününden sonra yatakta uzatılmıştı.
كَانَتِ السَّجَّادَةُ مُسَجَّاةً عَلَى الْأَرْضِ لِتَزْيِينِ الْغُرْفَةِ.
Odayı süslemek için halı yere serilmişti.