مُسَدَّد

تَمَّ سَدَادُ الْقَرْضِ وَأَصْبَحَ مُسَدَّدًا بِالْكَامِلِ.

Kredi ödendi ve tamamen ödenmiş oldu.

تَمَّ تَسْدِيدُ الْأَخْطَاءِ فِي التَّقْرِيرِ قَبْلَ تَقْدِيمِهِ.

Rapor sunulmadan önce hatalar düzeltildi.

تَمَّ تَسْدِيدُ الْكُرَةِ نَحْوَ الْهَدَفِ وَكَانَتْ مُسَدَّدَةً بِدِقَّةٍ.

Top kaleye doğru şutlandı ve isabetli bir şekilde doğrultulmuştu.