وُضِعَ الْمَرِيضُ فِي مَعْزِلٍ لِتَجَنُّبِ انْتِشَارِ الْعَدْوَى بَيْنَ النَّاسِ
Hasta, enfeksiyonun insanlar arasında yayılmasını önlemek için tecrite alındı.
وُضِعَ الْمَرِيضُ فِي مَعْزِلٍ لِتَجَنُّبِ انْتِشَارِ الْعَدْوَى بَيْنَ النَّاسِ
Hasta, enfeksiyonun insanlar arasında yayılmasını önlemek için tecrite alındı.
يُسْتَخْدَمُ الصُّوفُ الصَّخْرِيُّ كَمَعْزِلٍ حَرَارِيٍّ فِي الْمَبَانِي الْحَدِيثَةِ
Taş yünü, modern binalarda ısı yalıtımı olarak kullanılır.
فَضَّلَ الْكَاتِبُ الْعَيْشَ فِي مَعْزِلٍ لِيَكْتُبَ رِوَايَتَهُ الْجَدِيدَةَ بِهُدُوءٍ
Yazar, yeni romanını sessizce yazmak için inzivada yaşamayı tercih etti.