كَانَ صَدِيقُهُ مُعَضِّداً لَهُ فِي أَوْقَاتِ الشِّدَّةِ.
Arkadaşı zor zamanlarda ona destek oldu.
كَانَ صَدِيقُهُ مُعَضِّداً لَهُ فِي أَوْقَاتِ الشِّدَّةِ.
Arkadaşı zor zamanlarda ona destek oldu.
يُسْتَخْدَمُ الْمِعْضَدُ لِتَثْبِيتِ الْعَضَلَاتِ أَثْنَاءَ مُمَارَسَةِ الرِّيَاضَةِ.
Kol bağı, spor yaparken kasları sabitlemek için kullanılır.
ارْتَدَى اللَّاعِبُ مِعْضَداً يَحْمِلُ أَلْوَانَ فَرِيقِهِ.
Oyuncu takımının renklerini taşıyan bir pazu bandı taktı.