لَا يُمْكِنُ أَنْ يَنْسَى الْمَغْدُورُ الطَّرِيقَةَ الَّتِي خَانَهُ بِهَا أَقْرَبُ النَّاسِ إِلَيْهِ.
İhanete uğrayan kişi, en yakınlarının kendisine ihanet etme şeklini unutamaz.
لَا يُمْكِنُ أَنْ يَنْسَى الْمَغْدُورُ الطَّرِيقَةَ الَّتِي خَانَهُ بِهَا أَقْرَبُ النَّاسِ إِلَيْهِ.
İhanete uğrayan kişi, en yakınlarının kendisine ihanet etme şeklini unutamaz.
كَانَ الْمَغْدُورُ ضَحِيَّةً لِمُؤَامَرَةٍ دَنِيئَةٍ.
Aldatılan kişi, alçak bir komplonun kurbanıydı.