اسْتَخْدَمَتِ الْجَدَّةُ الْمِغْزَلَ لِغَزْلِ الصُّوفِ وَتَحْوِيلِهِ إِلَى خُيُوطٍ نَاعِمَةٍ.
Büyükannem, yünü eğirmek ve onu yumuşak ipliklere dönüştürmek için iğ kullandı.
اسْتَخْدَمَتِ الْجَدَّةُ الْمِغْزَلَ لِغَزْلِ الصُّوفِ وَتَحْوِيلِهِ إِلَى خُيُوطٍ نَاعِمَةٍ.
Büyükannem, yünü eğirmek ve onu yumuşak ipliklere dönüştürmek için iğ kullandı.
çıkrık, kirmen, malafa, ağırşak, eğirmen