كَانَتِ الْهَدِيَّةُ مُغَلَّفَةً بِوَرَقٍ مُلَوَّنٍ.
Hediye renkli kâğıtla kaplanmıştı.
وَضَعْتُ الرِّسَالَةَ فِي المُغَلَّفِ وَأَرْسَلْتُهَا.
Mektubu zarfa koyup gönderdim.
kılıflı, mazruf, melfuf, zarflı, ambalajlı, şömizli, ambalajcı