وَضَعْنَا خُطَّةَ دَفْعٍ مُقَسَّمَةً.
Bölümlük bir ödeme planı yaptık.
وَضَعْنَا خُطَّةَ دَفْعٍ مُقَسَّمَةً.
Bölümlük bir ödeme planı yaptık.
bölmeli, bölütlü, mukassem, parselli, bölümlü, bölüntülü, ayrılmış, paylaştırılmış
اِتَّصَلْتُ بِالْمَقْسَمِ لِأَطْلُبَ الْمُدِيرَ.
Müdürü istemek için santrali aradım.