إِنَّهُ مُقَلِّدٌ جَيِّدٌ جِدّاً، يُمْكِنُهُ تَقْلِيدُ صَوْتِ أَيِّ شَخْصٍ.
O, çok iyi bir taklitçi, herkesin sesini çıkarabiliyor.
إِنَّهُ مُقَلِّدٌ جَيِّدٌ جِدّاً، يُمْكِنُهُ تَقْلِيدُ صَوْتِ أَيِّ شَخْصٍ.
O, çok iyi bir taklitçi, herkesin sesini çıkarabiliyor.
mukallit, özentici, sahteci, peyrev, kuyrukçu, kopyacı
التُّحَفُ الْمُقَلَّدَةُ تُبَاعُ بِأَسْعَارٍ زَهِيدَةٍ فِي الْأَسْوَاقِ الشَّعْبِيَّةِ.
Sahte antikalar halk pazarlarında ucuz fiyatlara satılıyor.
çakma, taklidî