تَمَّ وَضْعُ إِجْرَاءَاتٍ مُقَنَّنَةٍ لِضَمَانِ سَلَامَةِ الْعُمَّالِ فِي الْمَصْنَعِ.
Fabrikadaki işçilerin güvenliğini sağlamak için kanunlaştırılmış prosedürler oluşturuldu.
تَمَّ وَضْعُ إِجْرَاءَاتٍ مُقَنَّنَةٍ لِضَمَانِ سَلَامَةِ الْعُمَّالِ فِي الْمَصْنَعِ.
Fabrikadaki işçilerin güvenliğini sağlamak için kanunlaştırılmış prosedürler oluşturuldu.
يَجِبُ أَنْ تَكُونَ الْمُنْتَجَاتُ مُقَنَّنَةً لِضَمَانِ جَوْدَتِهَا.
Ürünlerin kalitesini sağlamak için standartlaştırılmış olması gerekir.
تَمَّ تَقْنِينُ بَعْضِ أَنْوَاعِ الْمُخَدِّرَاتِ فِي بَعْضِ الدُّوَلِ لِأَغْرَاضٍ طِبِّيَّةٍ.
Bazı ülkelerde bazı uyuşturucu türleri tıbbi amaçlar için yasallaştırılmıştır.