كَانَتْ عَيْنَاهَا مُكَحَّلَتَيْنِ بِلَوْنٍ أَسْوَدَ.

Gözleri siyah renkle sürmeliydi.

ظَهَرَتِ الْعَرُوسُ بِعَيْنَيْنِ مُكَحَّلَتَيْنِ.

Gelin sürme çekilmiş gözlerle göründü.

مِكْحَل

وَضَعَتِ الْجَدَّةُ الْمِكْحَلَ بِجَانِبِ الْمِرْآةِ.

Büyükanne sürmedanlığı aynanın yanına koydu.