أَكَلْتُ مُلَبَّ الْفَاكِهَةِ وَتَرَكْتُ الْقِشْرَةَ.
Meyvenin içini yedim ve kabuğunu bıraktım.
أَكَلْتُ مُلَبَّ الْفَاكِهَةِ وَتَرَكْتُ الْقِشْرَةَ.
Meyvenin içini yedim ve kabuğunu bıraktım.
يَحْتَوِي اللَّوْزُ عَلَى مُلَبٍّ غَنِيٍّ بِالزُّيُوتِ الصِّحِّيَّةِ وَالْبُرُوتِينَاتِ.
Badem, sağlıklı yağlar ve proteinler açısından zengin bir öze sahiptir.
يُسْتَخْرَجُ الزَّيْتُ مِنْ مُلَبِّ بُذُورِ عَبَّادِ الشَّمْسِ.
Yağ, ayçiçeği tohumlarının çekirdeğinden elde edilir.