أَنَا مُلْزَمٌ بِالحُضُورِ إِلَى العَمَلِ غَدًا.
Yarın işe gelmek zorundayım, mecburum.
أَنَا مُلْزَمٌ بِالحُضُورِ إِلَى العَمَلِ غَدًا.
Yarın işe gelmek zorundayım, mecburum.
yükümlü, mükellef
ارْتِدَاءُ الْخُوذَةِ مُلْزِمٌ فِي مَوَاقِعِ الْبِنَاءِ.
Şantiyelerde kask takmak mecburidir.
bağlayıcı