مُمِتّ

كَانَ الفِيلْمُ مُمِتًّا لِدَرَجَةِ أَنَّنِي نِمْتُ فِي مُنْتَصَفِهِ.

Film o kadar sıkıcıydı ki ortasında uyuyakaldım.

كَانَتِ المُحَاضَرَةُ مُمِتَّةً لِدَرَجَةِ أَنَّ الطُّلَّابَ بَدَأُوا فِي التَّمَلْمُلِ.

Ders o kadar can sıkıcıydı ki öğrenciler kıpırdanmaya başladı.

أَصْبَحَ العَمَلُ الرُّوتِينِيُّ مُمِتًّا بِالنِّسْبَةِ لِي.

Rutin iş benim için bezdirici hale geldi.

İlişkili Kelimeler