كَانَتِ الْحَقِيقَةُ مُمَوَّهَةً وَرَاءَ الْأَكَاذِيبِ.
Gerçek, yalanların arkasına gizlenmişti.
كَانَتِ الْحَقِيقَةُ مُمَوَّهَةً وَرَاءَ الْأَكَاذِيبِ.
Gerçek, yalanların arkasına gizlenmişti.
الْجُنُودُ يَرْتَدُونَ مَلَابِسَ مُمَوَّهَةً لِلِاخْتِبَاءِ فِي الْغَابَةِ.
Askerler ormanda saklanmak için kamuflajlı giysiler giyiyorlar.
kamufle, menevişli