جِئْتُ مِنَ الْمَنْزِلِ إِلَى الْعَمَلِ مُبَاشَرَةً.

Doğrudan evden işe geldim.

أَنَا مِنْ تُرْكِيَا وَأَسْكُنُ فِي إِسْطَنْبُولَ.

Ben Türkiye'denim ve İstanbul'da oturuyorum.

Eşdizimler

مَنْ

هَلْ تَعْرِفُ مَنْ أَحْضَرَ لَكَ هَذِهِ الْحُزْمَةَ؟

Bu paketi sana kim getirdi, biliyor musun?

Eşdizimler

مَنّ

أَمْنَان

لَا أُرِيدُ مِنْهُ مَنًّا عَلَى مُسَاعَدَتِهِ.

Yardımı için ondan minnet istemiyorum.

رَأَيْتُ فِي حَدِيقَتِنَا الْمَنَّ عَلَى وَرَقِ الْوَرْدَةِ، فَرَشَشْتُ عَلَيْهَا الْمَاءَ وَالصَّابُونَ.

Bahçemizde gülün yapraklarında yaprak biti gördüm, üzerine sabunlu su püskürttüm.

İlişkili Kelimeler