يَسْتَخْدِمُ الْمُزَارِعُ الْمِنْجَلَ لِحَصَادِ الْقَمْحِ فِي الْحُقُولِ.
Çiftçi tarlalarda buğday hasadı için orak kullanır.
يَسْتَخْدِمُ الْمُزَارِعُ الْمِنْجَلَ لِحَصَادِ الْقَمْحِ فِي الْحُقُولِ.
Çiftçi tarlalarda buğday hasadı için orak kullanır.
كَانَ الْفَلَّاحُ يَسْتَخْدِمُ الْمِنْجَلَ لِحَشِّ الْعُشْبِ فِي الْحَدِيقَةِ.
Köylü bahçedeki otları biçmek için tırpan kullanıyordu.
çalkı, kalıç, çalgı orağı