يَقَعُ الْمَنْزِلُ عَلَى مُنْحَدَرٍ يُطِلُّ عَلَى الْبَحْرِ، مِمَّا يُوَفِّرُ مَنْظَرًا خَلَّابًا.
Ev, denize bakan bir yamaçta yer alıyor ve muhteşem bir manzara sunuyor.
يَقَعُ الْمَنْزِلُ عَلَى مُنْحَدَرٍ يُطِلُّ عَلَى الْبَحْرِ، مِمَّا يُوَفِّرُ مَنْظَرًا خَلَّابًا.
Ev, denize bakan bir yamaçta yer alıyor ve muhteşem bir manzara sunuyor.
كَانَ الْمُنْحَدَرُ شَدِيدَ الِانْحِدَارِ، مِمَّا جَعَلَ الْقِيَادَةَ صَعْبَةً وَخَطِيرَةً.
Eğim çok dikti, bu da sürüşü zor ve tehlikeli hale getirdi.
yalçın, yokuş, uçurum, bayır, belen, şev, rampa, iniş
الطَّرِيقُ إِلَى قَرْيَتِنَا مُنْحَدِرٌ.
Köyümüze giden yol eğimlidir.
meyilli, rampalı, yokuşlu