الْقَرْيَةُ الْمَنْسِيَّةُ تَبْدُو حَزِينَةً وَخَالِيَةً مِنَ الْحَيَاةِ.
Terk edilmiş köy, üzgün ve hayattan yoksun görünüyor.
الْقَرْيَةُ الْمَنْسِيَّةُ تَبْدُو حَزِينَةً وَخَالِيَةً مِنَ الْحَيَاةِ.
Terk edilmiş köy, üzgün ve hayattan yoksun görünüyor.
أَصْبَحَ هَذَا الْمَكَانُ مَنْسِيًّا بَعْدَ أَنِ انْتَقَلَ النَّاسُ إِلَى الْمَدِينَةِ.
İnsanlar şehre taşındıktan sonra burası unutulmuş bir yer haline geldi.
الشَّوَارِعُ الْمَنْسِيَّةُ تَحْتَاجُ إِلَى إِصْلَاحٍ وَصِيَانَةٍ عَاجِلَةٍ.
İhmal edilmiş sokakların acil onarım ve bakıma ihtiyacı var.