مُنِعَ التَّدْخِينُ فِي الْأَمَاكِنِ الْعَامَّةِ لِلْحِفَاظِ عَلَى صِحَّةِ الْمُوَاطِنِينَ.
Vatandaşların sağlığını korumak için kamusal alanlarda sigara içmek yasaklandı.
مُنِعَ التَّدْخِينُ فِي الْأَمَاكِنِ الْعَامَّةِ لِلْحِفَاظِ عَلَى صِحَّةِ الْمُوَاطِنِينَ.
Vatandaşların sağlığını korumak için kamusal alanlarda sigara içmek yasaklandı.
تَمَّ مَنْعُ اسْتِخْدَامِ الهَوَاتِفِ المَحْمُولَةِ فِي المَدْرَسَةِ.
Okulda cep telefonu kullanmak yasak edildi.
مَنَعَ الطَّبِيبُ جَدِّي مِنَ السُّكَّرِ، لِأَنَّ السُّكَّرَ لَيْسَ جَيِّداً لِصِحَّتِهِ.
Doktor dedemi şekerden menetti, çünkü şeker onun sağlığı için iyi değil.
Ayrıca: önlemek, engellemek
engel olmak, set çekmek, haram etmek, mahrum etmek, yoksun bırakmak, durdurmak, mâni olmak, banlamak, menedilmek, yasaklanmak, önlenmek, kaçındırmak, engellenmek
فَرَضَتِ الْحُكُومَةُ مَنْعًا لِلتَّجَوُّلِ فِي الْمَدِينَةِ بِسَبَبِ الْأَحْدَاثِ الْأَمْنِيَّةِ.
Güvenlik olayları nedeniyle hükümet şehirde sokağa çıkma yasağı ilan etti.
تَسَبَّبَ الْمَطَرُ فِي مَنْعِ الْمُبَارَاةِ.
Yağmur maçın engellenmesine neden oldu.
men, tutma, önleme, durdurma, yasaklama, ket, banlama, menolunma, menetme, yasaklanış, yasaklanma, önleniş, önlenme, önleyiş, alıkoyma, engelleniş, yasaklatma, caydırılma, yasaklayıcılık, menediş, menediliş, yasaklayış, yasaklılık, kaçındırma, sakındırma, nehiy, engelleyiş, engellenme, menedilme