كَانَتِ الْأَلْوَانُ فِي اللَّوْحَةِ مُنَغَّمَةً بِشَكْلٍ جَمِيلٍ مَعَ بَعْضِهَا الْبَعْضِ
Tablodaki renkler birbiriyle güzel bir şekilde uyumluydu.
كَانَتِ الْأَلْوَانُ فِي اللَّوْحَةِ مُنَغَّمَةً بِشَكْلٍ جَمِيلٍ مَعَ بَعْضِهَا الْبَعْضِ
Tablodaki renkler birbiriyle güzel bir şekilde uyumluydu.
كَانَتْ أَصْوَاتُ الْعَصَافِيرِ مُنَغَّمَةً فِي الصَّبَاحِ الْبَاكِرِ
Kuşların sesleri sabahın erken saatlerinde ahenkliydi.
ötümlü, tartımlı