المُهْرَةُ تَحْتَاجُ إِلَى رِعَايَةٍ خَاصَّةٍ فِي الأَشْهُرِ الأُولَى مِنْ حَيَاتِهَا.
Genç dişi at, hayatının ilk aylarında özel bakıma ihtiyaç duyar.
المُهْرَةُ تَحْتَاجُ إِلَى رِعَايَةٍ خَاصَّةٍ فِي الأَشْهُرِ الأُولَى مِنْ حَيَاتِهَا.
Genç dişi at, hayatının ilk aylarında özel bakıma ihtiyaç duyar.
وَلَدَتِ الفَرَسُ مُهْرَةً صَغِيرَةً فِي الرَّبِيعِ.
At, baharda küçük bir tay doğurdu.
المُهْرَةُ الصَّغِيرَةُ كَانَتْ تَرْكُضُ فِي الحَقْلِ.
Küçük dişi tay, tarlada koşuyordu.