تُوُفِّيَ الْمُوَرِّثُ وَتَرَكَ بَيْتًا لِأَوْلَادِهِ.
Miras bırakan öldü ve çocuklarına bir ev bıraktı.
تُوُفِّيَ الْمُوَرِّثُ وَتَرَكَ بَيْتًا لِأَوْلَادِهِ.
Miras bırakan öldü ve çocuklarına bir ev bıraktı.
يَحْمِلُ هٰذَا المُوَرِّثُ صِفَةَ لَوْنِ العَيْنَيْنِ.
Bu gen göz rengi özelliğini taşır.
kalıtçı
هٰذَا الْمَرَضُ مُوَرَّثٌ فِي عَائِلَتِنَا.
Bu hastalık ailemizde kalıtsaldır.
بَاعَ الْأَخَوَانِ الْبَيْتَ الْمُوَرَّثَ.
İki kardeş miras kalan evi sattı.