يَعْمَلُ كَمُوَزِّعٍ لِلْمِيَاهِ الْمَعْدِنِيَّةِ فِي الْمِنْطَقَةِ.
Bölgede maden suyu dağıtıcısı olarak çalışıyor.
يَعْمَلُ كَمُوَزِّعٍ لِلْمِيَاهِ الْمَعْدِنِيَّةِ فِي الْمِنْطَقَةِ.
Bölgede maden suyu dağıtıcısı olarak çalışıyor.
نَحْنُ الْمُوَزِّعُ الرَّسْمِيُّ لِهَذِهِ الْعَلَامَةِ التِّجَارِيَّةِ فِي الْبِلَادِ.
Ülkede bu markanın resmi distribütörüyüz.
bayi, müvezzi, dağıtımcı
كَانَ الْمَالُ مُوَزَّعًا بَيْنَ الْإِخْوَةِ بِالتَّسَاوِي.
Para kardeşler arasında eşit olarak dağıtılmıştı.