اسْتَخْدَمَ الْحَلَّاقُ الْمُوسَ لِتَعْدِيلِ لِحْيَتِي.

Berber, sakalımı düzeltmek için usturayı kullandı.

اشْتَرَيْتُ مُوسَ حِلَاقَةٍ جَدِيدًا مِنَ الْمَتْجَرِ.

Mağazadan yeni bir tıraş bıçağı aldım.

İlişkili Kelimeler

مُوس

اسْتَخْدَمْتُ مُوسًا لِتَصْفِيفِ شَعْرِي قَبْلَ الْخُرُوجِ.

Dışarı çıkmadan önce saçımı şekillendirmek için köpük kullandım.

Eşdizimler