كَانَتِ الْفِكْرَةُ مُوَضَّحَةً بِشَكْلٍ جَيِّدٍ فِي الْعَرْضِ التَّقْدِيمِيِّ.
Fikir, sunumda iyi bir şekilde açıklanmıştı.
كَانَتِ الْفِكْرَةُ مُوَضَّحَةً بِشَكْلٍ جَيِّدٍ فِي الْعَرْضِ التَّقْدِيمِيِّ.
Fikir, sunumda iyi bir şekilde açıklanmıştı.
الْأَسْبَابُ مُوَضَّحَةٌ بِوُضُوحٍ فِي الرِّسَالَةِ.
Nedenler mektupta açıkça belirtilmiştir.
الْمَعْنَى مُوَضَّحٌ فِي الْجَدْوَلِ أَدْنَاهُ.
Anlam aşağıdaki tabloda açıklanmıştır.
gösterilen, izahlı
قَرَأْتُ مَقَالًا مُوَضِّحًا لِطَرِيقَةِ الْعَمَلِ.
Çalışma yöntemini açıklayan bir makale okudum.